Yemek Fotoğrafçısı – Yemek Fotoğrafçılığı – IŞIK

Diğer tüm fotoğrafçılık alanlarında olduğu gibi yemek fotoğrafçısı için de en önemli ihtiyaçların başında kaliteli bir ışık gelir. Kaliteli ışıktan kasıt tabi ki on binlerce TL harcanarak alınacak ışık setleri değil. Aksine, ücretsiz olarak kullanabileceğiniz gün ışığı en kaliteli ışıktır. Tarzınıza ve çekim türüne göre değişmekle birlikte gün ışığı ve yapay ışık (stüdyo ışığı) temel iki ışık seçeneğinizdir.

Doğal ışık ve yapay ışığa geçmeden önce yapılmaması gerekenden bahsedelim: Dahili flaş veya tepe flaş kullanımı. Eğer başka bir softbox vs gibi bir araç içerisinde kullanmayacaksanız, yemeğin karşısından flaş çakarak onu çatır çatır baştan yemeyin.

Doğal Işık:

Gün ışığı, yemek fotoğrafçısı için en kuvvetli ve rengi en doğal ışığı sunar ve en güzeli de bunu ücretsiz olarak verir. Yapmanız gereken şey, uygun bir pencere kenarına çekim yapacağınız yeterli büyüklükte bir masa atmak. Mümkünse pencerenin kuzey cepheye bakması ışığın biraz daha yumuşak gelmesini sağlar. Güney cephe gibi daha direkt bir ışık yerine etraftaki yapılardan ve yerden yansıyan daha homojen bir ışık almak için kuzey cepheye bakan bir pencere daha iyi bir seçenek olacaktır. Yumuşak ışık için tabi ki sadece kuzey cephe yeterli değil. Pencere ile masa arasına bir difüzör yerleştirin. Eğer, “dolar olmuş kaç lira, bunu da bedavaya getireyim” diyorsanız tül perde veya ince bir beyaz kumaş da işinizi gayet güzel görecektir. Işık kaynağının, yemeğe yandan veya arkadan gelmesini tercih edin. Bu size daha boyutlu ve lezzetli bir görüntü sağlayacaktır. Işığı yandan veya arkadan alırken bazı alanların aşırı karanlıkta kalacağını göreceksiniz. Bunun için de yine oldukça ucuz yollu bir çözüm tabi ki var. Işık kaynağının tam karşı tarafına yerleştireceğiniz beyaz bir karton, üzerinden yansıttığı ışık ile karanlık alanları aydınlatmanıza yardımcı olacaktır.

Yemek fotoğrafçısı için geriye önemli bir eleman kalıyor, fotoğraf makinesi. Bunu da harcama yapmadan çözmenin bir yolu tabi ki var: çalmak. Ama yasadışı olan bu yöntemi burada önermemekle birlikte mümkünse biraz bütçe ayırıp kendinize güzel bir lens de almanızı tavsiye ederim. Yemek fotoğrafçılığında Lens Seçimi isimli yazıda bu konuda detaylı bilgi yer alıyor. Cüneyt Özdemir ile Dilberay arasında geçen “zorunda mıyım?” polemiğine girmek istemeyebilirsiniz. Evet, fotoğraf makinesi almak zorunda değilsiniz. Artık telefonların kameraları ile de gayet temiz fotoğraflar çekilebiliyor. Aslında o kadar da yemek fotoğrafçısı değil de, instagram hesabımda bu güzel kareyi gösterme niyetindeyim diyorsanız tabi ki cep telefonunuzun kamerası sizi tatmin edebilir. Ama daha net ve başarılı bir fotoğraf için fotoğraf makinesi ve tripod almayı siz yine de bir düşünün. Hangi tripod ve tripod kafalarını seçebileceğiniz konusunu yine başka bir yazıda detaylı konuşacağız.

Yapay Işık – Südyo Işığı

Doğal ışık ile arasındaki temel fark biraz harcama yapacak olmanızdır. Eğer, “ben doğal ışıkla mutluyum, artırdığım o parayı da zaten çoktan yedim” modundaysanız zaten bu kısmı pas geçerek yine ilk bölümü okuyabilirsiniz keyifli keyifli. Ama “daha profesyonelce yönetebileceğim, istediğim şekilde müdahale edebileceğim ve gece gündüz günün her saatinde gün ışığının hareketinden etkilenmeden ışığımın efendisi olacağım, en karanlık mekanda bile fotoğraf çekebileceğim” diyorsanız okumaya devam.

Yemek fotoğrafçısı, kompozisyona göre değişmekle birlikte genel olarak yumuşak ışığı sever. Bu sebeple ışık kaynağınıza ek olarak ışığı yumuşatmak için bir difüzöre veya softbox’a ihtiyacınız olacak. Işık şekillendiricileri konulu yazımızda softbox ve ışık seçimleri konusunda daha detaylı bilgiler bulabileceksiniz. Diyelim alacağınız ışık ve softbox’ta karar kıldınız hatta dayanamayıp soluğu Hayyam’da aldınız. Çekim ortamı doğal ışıkta verdiğimiz matematikle aynı. Yemek fotoğrafları yandan ve arkadan ışığı daha çok sever. Doğal ışıktakine benzer şekilde gölge alanları azaltmak için beyaz bir karton yeterli. Diğer ekipmanlara o kadar para verdim beyaz karton yerine de daha şık bir şey alayım derseniz; almayın, vallahi de yeterli büyüklükte beyaz bir karton bu iş için yeterli.

İster doğal ışık ister yapay ışık, bundan sonrası tamamen pratikten geçiyor. Işığı ve reflektör kartonunuzu çeşitli uzaklık ve açılarda değiştirin ve sonuçları karşılaştırın. Işık konusu bitmek tükenmek bilmez bir bilim, her denemede farklı bir tat bulacağınız için asla sabitleşmiş tek bir açınız olmayacak. Klişeden öte bir cümle ile sözlerime son veriyorum “ışığınız bol olsun”