Yemek Fotoğrafçısı için Işık
Fotoğraf kelimesinin kökenine bakıldığında “ışık ile çizmek” tanımı çıkar karşınıza. Sadece yemek fotoğrafçılığının değil, tüm fotoğrafçılık dallarının temel bileşenidir ışık kullanımı. Işık kullanımı sadece sahnenin yeterine aydınlatılması anlamına gelmemektedir. Işığın yönü, şiddeti ve şekli (çeşitli ekipmanlar ile ışığı şekillendirebilirsiniz), hangi objeyi nasıl göstermek istediğinizi direkt olarak etkiler.
Genel yaklaşım olarak insanlar fotoğrafta sahneyi iyi aydınlatmak için ışığı kendi arkasından almayı tercih eder. Birçok fotoğrafçılık dalında doğru olan bu ışık kullanımı yemek fotoğrafçılığında tamamen unutulmalıdır. Yemek fotoğrafçılığında birincil amaç yemeği daha lezzetli, sulu ve canlı göstermektir. Yemeğin bu özelliklerini gösterebilmek için de ana ışık yemeğin yanından veya arkasından gelmelidir.
Yemek fotoğrafında iki tür ışık kullanılabilir; kontrolün tamamen sizde olduğu yapay yani stüdyo ışıkları ile çekim veya doğal yani gün ışığı ile çekim. Biz burada gün ışığını nasıl kullanmamız gerektiğinden bahsedeceğiz. Gün ışığı, en güçlü ve temiz ışık kaynağıdır. Bize en doğal gelen fotoğrafların çoğunda da gün ışığı kullanılmıştır. Yemeği daha yaşayan bir formda göstermek için ışığın yemeğin yan tarafından veya arkasından gelmesi gerektiğinden bahsetmiştik. Gün ışığı ile yemek fotoğrafı çekmek için öncelikle pencere kenarına yakın bir masa veya sehpaya ihtiyacımız var. Fotoğrafını çekeceğimiz yemeği çekim alanına yerleştirdikten sonra, ışığın bizim bakış açımıza göre yemeğin yanından veya arkasından gelmesini sağlayacak şekilde kendi konumumuzu almalıyız. Yemek üzerine düşen ışık sert ise yemeğin bazı bölgelerinde aşırı parlamalar ve yemek üzerindeki ışıkta dengesizlikler olabilir. Bunun önüne geçmek için pencereden gelen ışığı biraz yumuşatmalıyız. Bunu sağlamanın en kolay yolu bir tül perdeyi pencere ile yemek arasına çekmektir. Tül perde, ışığı yumuşatarak yemek üzerinde daha dengeli bir ışık dağılımı sağlayacaktır.
Pencere kenarında fotoğrafını çektiğiniz yemeğiniz tek taraftan güçlü bir ışık aldığından, diğer tarafta yani odanın iç kısmına bakan bölgede derin gölgeler ve iyi aydınlanmayan bölgelerle karşılaşabilirsiniz. Bunun için de yine profesyonel ekipmanlardan değil basit bir beyaz kartondan faydalanacağız. Herhangi bir kırtasiyeden alacağınız beyaz bir kartonu, pencerenin tam karşı tarafında tutarak yemeğinizin karanlık kısımlarını da aydınlatabilirsiniz. Güneşten gelen ışık, bu kartona çarparak yansıyacak ve yemeğiniz için ikinci bir ışık kaynağı olacaktır.
Her yemeğin ışığı alma ve yansıtma kabiliyeti farklıdır. Yemeğin şekli, formu, katmanlı olup olmaması, tabağın formu gibi birçok etken ışıklandırmanın sonuçlarını etkileyecektir. Gün ışığı ile bir yemeğin aydınlatılması konusunda yukarıda bahsettiğimiz bu temel ipuçlarını kullanarak yapacağınız deneme yanılma çalışmaları ile kendi tarzınızı oluşturmak sizin elinizde.
